TAKİBİN İPTALİ DAVASI - SENEDİN KAMBİYO VASFINDA OLMADIĞI HAKKINDA KARAR (2)

                  Müvekkiller aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkillerine 15.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, takip dayanağı senetteki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, takip dayanağı senette keşide yerinin ve keşidecinin yanında adresinin yazılı olmadığını ve bu nedenle TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımadığından SENEDİN KAMBİYO VASFINDA BULUNMADIĞINI, bunun yanında bononun ibraz edilmediğinden alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, ödememe protestosunun çekilmediğini iddia ederek takibin iptaline karar verilmesini talep ederek açmış olduğumuz dava da 200.000,00 TL bedelli senedin KAMBİYO VASFINDA olmadığına mahkemece karar verilerek davamız KABUL edilerek İCRA TAKİBİNİN İPTALİNE karar verilmiştir. Yerel Mahkemenin gerekçeli kararı aşağıdadır. Sevgili okuyucularımız ve meslektaşlarımız yararlanabilirler. Sevgilerle......

 

 

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/348 Esas
KARAR NO : 2019/434
İCRA DOSYASI : Gaziantep İcra Dairesi- 2019/4.... Esas

DAVACILAR : 1- HACİ EKİNCİ - 2- ZELİHA EKİNCİ - 
VEKİLİ : Av. ÖMER FARUK ARDIÇ -
DAVALI : MEHMET T.......

DAVA : Şikayet ve İmzaya İtiraz
DAVA TARİHİ : 22/04/2019
KARAR TARİHİ : 29/04/2019
KARAR YAZ. TARİHİ : 29/04/2019

Davacılar vekili tarafından mahkememize açılan şikayet ve imzaya itiraz davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekilinin Uyap sistemi üzerinden mahkememize sunduğu 22.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Gaziantep İcra Dairesinin yukarıda yazılı takip dosyasında müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkillerine 15.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, takip dayanağı senetteki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, takip dayanağı senette keşide yerinin ve keşidecinin yanında adresinin yazılı olmadığını ve bu nedenle TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımadığından senedin kambiyo vasfının bulunmadığını, bunun yanında bononun ibraz edilmediğinden alacağın muaccel hale geldiğinden söz edilemeyeceğini, ödememe protestosunun çekilmediğini iddia ederek takibin iptaline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.


Talebin niteliğine göre incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.


Gaziantep icra dairesinin yukarıda esas sayısı yazılı takip dosyası Uyap sistemi üzerinden temin edilerek incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;


Davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davacılara 15.04.2019 tarihinde tebliği üzerine davacıların vekili aracılığı ile yukarıda dava dilekçesi özetinde yazılı iddia ve talepleri ile süresinde mahkememize başvurduğu anlaşılmıştır.


Bir bonoyu düzenleyen keşideci o bononun asli borçlusu olarak bonoda yazılı borcun tamamını ödemek zorundadır. TTK 614. (yeni TTK 702 maddesi) maddesi gereği bonoda kefil de (aval veren) hamile karşı borcun tamamından keşideci gibi sorumludur. İbrazında ödenmeyen bononun borçlusu mütemerrit olacağından, hamilin müracaat borçlularına başvurabilme hakkı doğar. Ne var ki bu hakkın kullanılması için T.T.K.'nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 626. (yeni TTK 714. madde) maddesindeki süre ve şartlarda senedin keşidecisinin protesto olunması zorunludur. Aksi halde TTK.'nun 642. (yeni TTK 730. madde) maddesi gereği hamil, keşideci ve keşideci lehine aval veren (kefil) dışındaki müracaat borçlularına (lehtar ve cirantalara) karşı sahip olduğu müracaat hakkını kaybeder. Ancak keşideci ve kefilin takibi için protestoya gerek yoktur. (benzer husus Yargıtay 12. HD'nin 15.10.2007 tarih 2007/15578-18610 Ê-K sayılı kararı ile aynı dairenin 25.03.2008 tarih 2008/3353-5864 E-K sayılı kararları). Bu itibarla takibe konu senette keşideci ve kefil sıfatı olan davacıların senedin protesto çekilmeden takibe konulduğuna yönelik iddiaları yerinde değildir.


Ancak; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776/1-f maddesi uyarınca; senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4. maddesinde ise; düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. Ancak, aval verenin adresi düzenlenme yeri sayılamaz. Aval verenin adresinin senette yazılı olması bu eksikliği gidermez.


Öte yandan, keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımayan bu belgeye dayanılarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.


İİK.'nun 170/a maddesi uyarınca, icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını gerek talep üzerine gerek resen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Ancak aynı maddenin son fıkrası hükmüne göre “Her ne surette olursa olsun imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz”.


Somut olayda, takibe konu 01.01.2018 düzenleme tarihli, 01.02.2018 vade tarihli senette düzenleme yerinin bulunmadığı, davacı Haci'nin keşideci, davacı Zeliha'nın aval veren (Kefil) sıfatı ile yer aldığı, keşideci Haci'nin adı altında herhangi bir adresin yazılı olmadığı, aval verenin adının yazılı olduğu kısımda olacak şekilde Gaziantep adresi yazılı ise de yukarıda belirtildiği gibi aval verenin adresinin düzenleme yeri sayılmayacağı, imza inkarının geri alınmasının veya borcun kabul edilmesinin söz konusu da olmadığı, bu itibarla takibe konu senette düzenleme yeri bulunmadığı gibi keşidecinin adresinin de yazılı olmadığının kabulünün gerektiği, bu kapsamda senedin TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımadığı anlaşıldığından takibin İİK.'nun 170/a maddesi iptaline karar vermek gerekmiş, davacıların imza itirazları verilen kararın niteliğine göre inceleme konusu yapılamamış ve hüküm bu kanaatlerle aşağıdaki şekilde tesis edilmiştir.


HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Şikayetin Kabulü ile;
Gaziantep İcra Dairesinin 2019/45867 Esas sayılı dosyasında yürütülen her iki davacı yönünden de TAKİBİN İİK'nun 170/a maddesi uyarınca İPTALİNE,
-Kararın niteliğine göre yasada düzenlenmediğinden davacının tazminat talebinin reddine,
2-Yeterince harç alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan 71,20 TL harç giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 550,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmının karar kesinleştiğinde kalacak olan miktarının davacı tarafça hesap numarası bildirilmesi halinde elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, aksi halde masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak davacı tarafa iadesine,
DAİR; tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük yasal süresi içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.29/04/2019